Hücum Faul#2 Play-Off Yarışı ve Batı Konferansı

Okuma Süresi: 6 dakika


NBA’de normal sezonun sonuna çok yaklaştık. Play-Off öncesi hem doğu konferansında hem de batı konferansında işler kızışmaya başladı.

Doğu Konferansı Play-Off Yarışı

Doğu konferansının kağıt üzerindeki 4 büyük liderinin arasında ilk iki sıra için adaylar yerlerini aldı. NBA birincisi Milwaukee Bucks ve NBA ikincisi Toronto Raptors sezonu bu sıralamayla biterecek gibi görünüyor.

Ev sahibi avantajını almak ve 3. sırayı bırakmamak için tırnaklarını geçiren Indiana Pacers’ın, biz “Düşecek.” dedikçe direndiğini görüyoruz. Oladipo’nun yokluğunda kadrosuna Wesley Matthews’u katarak yarışa devam eden doğu ekibi izleyenleri şaşırtmaya devam ediyor. Görece güçsüz kadrosuna rağmen bütün oyuncuların bilerek ve sisteme bağlı oynadığı takımda beklenen düşüş bir türlü yaşanmadı. Kalan maçlarda artık 5. sıraya inmesi beklenen Pacers’ın yerini korumaya ne kadar devam edeceği merak konusu.

Doğu Konferansı

Takas dönemine elindeki bütün gelecek yatırımını verip kadrosunu son haline ulaştıran Philadelphia 76’ers ise, güçlü ama oturmamış kadrosuyla Boston Celtics ile birlikte yavaş ama düzenli yükselişine devam ediyor. Bu iki takımı sezon sonunda 3 ve 4 numaralı Play-Off koltuklarında görmemiz kaçınılmaz gibi duruyor.

Doğunun Play-Off yarışının alt sıralarına ise tam bir kaos hakim. Son 8 maçın 5’ini kazanan ama sezon boyunca içinde bulunuğu sağlıksız yapı nedeniyle Play-Off yapma şansı çok düşük görünen Bradley Beal’ın taşıdığı Washington Wizards, son 15 maçta sadece 4 galibiyet alarak potanın dışına gerileyen ama Play-Off’tan sadece 2 maç geride bulunan ve seneye kontratı biten yıldız oyuncusu Kemba Walker’ı kaybetme ihtimali artan Charlotte Hornets, doğunun ilk 3 takımını ve Golden State’i yenerek 13 maçta 10 galibiyet alan ama ardından oynadığı 6 maçın 5’ini kaybeden Orlando Magic, önce 11 maçta sadece 2 galibiyet alıp ardından 9 maçta sadece 2 mağlubiyet alan bu sezonun en dengesiz takımı Miami Heat, Andre Drummond ve Reggie Jackson’un basketbol oynamayı hatırlaması ve Blake Griffin’in önderliğinde 16 maçta 13 galibiyet aldıktan sonra tekrar son iki maçını kaybeden Detroit Pistons, Caris LeVert’in dönmesiyle kimya sorunları yaşayan ama tekrar formunu yakalayan ve yerini kaybetmeyeceğine inandığımız New York takımı Brooklyn Nets doğunun son 3 Play-Off koltuğunu almak için büyük bir savaş veriyor. Batı konferansında olsa dışarıda kalacağını düşündüğüm bu 6 takımın kıran kırana mücadelesinden kimlerin dışarıda kalacağı şimdilik belirsiz ama olası bir Miami ile Orlando değişikliği dışında alt sıraların Play-Off görüntüsünü yakalamış olabiliriz.

Batı Konferansı Play-Off Yarışı

Batı konferansında ise üst sıralar doğu ile benzerlik gösterirken alt sıralarda tersi bir durum görüyoruz. Artık Play-Off yapacak 8 takım belli oldu diyebiliriz. Sıralamanın ise değişeceği kesin.

Denver Nuggets ve Golden State Warriors liderlik için yarışırken, ilk tur ev sahibi avantajını alacak ve finale kadar muhtemel lider Golden State’le eşleşmeyecek olan 3.lük koltuğu için 4 harika takımın yarışını görüyoruz.

Batı Konferansı

Sezona çok kötü bir giriş yaptıktan sonra geçen seneki formunu yakalayan, sakatlıkların iyileşmesiyle ve eklediği parçalarla rakiplerine korku vermeye başlayan Houston Rockets’ın, 9 maçlık galibiyet serisiyle bu koltuk için favori olduğunu söyleyebiliriz.

Hemen arkasından onu takip eden Portland Trail Blazers, yakaladığı iyi havayı kuşkusuz ki Damian Lillard ve Jusuf Nurkic’e borçlu. Her sene iddialı bir şekilde Play-Off’a giren ama yine her sene büyük bir hüsranla elenen Portland’ın bu son denemesi olabilir. McCollum’un da tekrar çizgisini yakalamasıyla sevinen batı takımının bu sene de ilk turda eleneceğini tahmin etmek zor değil.

NBA’de geriye kalan maçlarda en zor 4. fikstüre sahip olan Oklahoma City Thunder ise, sezon ortasında ikincilik için en büyük adaylardan biriyken gerilemesini savunmada yaşadığı düşüşe ve bireysel performans düşüklüklerine bağlayabiliriz. Uzun süre ligin en iyi savunma takımıyken, riskli ve baskılı savunma stratejilerinde yaşadıkları düşüşün yorgunluk ve sakatlık kaynaklı olduğu söylenebilir. Paul George’un MVP yarışında yerini geri alması ve OKC’nin iyi bir sıralamayla Play-Off’a girmesi için batı takımı performansını yükseltmek zorunda.

Diğer rakiplerinden 3 maç geride olsa bile Utah Jazz 3.lük koltuğu için hala güçlü adaylardan biri. Kalan 14 maçında Denver ve Clippers dışında Play-Off’a kalacak takımlar arasından hiçbiri ile maç yapmayacak olan Jazz, batının en iyi savunma takımı unvanıyla yoluna devam ediyor. Açık ara en kolay fikstüre sahip olmasının yanında Donovan Mitchell ve Rudy Gobert’in çıkışıyla sezonu çok iyi bitirme şansına sahipler.

Denver Nuggets & Nikola Jokic (45-22)

Nikola Jokic

Geçtiğimiz seneyi 46-36 ile tamamlayıp kendini Play-Off dışında bulan Denver Nuggets, yakaladığı genç nüveye doğru sistemi kurarak kendisinden beklenen çıkışı bu sene yaptı. Takımı sürükleyen genç oyuncuları Nikola Jokic (23), Jamal Murray (21), Monte Morris (23), Malik Beasley (22), Gary Harris (24) ile önümüzdeki senelerde de çok iddialı olacağa benziyor. Bu isimlere yol gösteren ve savunmada takıma seviye atlatan 33 yaşındaki Paul Millsap ise takımdaki abilik görevine seneye devam etmeyebilir. Maksimum kontratla oynayan tecrübeli oyuncu, önümüzdeki sene takım opsiyonlu 30 Milyon Dolar’a süre almayabilir ve yerine daha çok katkı verecek bir yıldız oyuncu daha gelebilir.

Nuggets ise burada olmayı en çok Nikola Jokic’e borçlu, diyebiliriz. NBA’in en modern uzunu olarak gösterilen Sırp basketbolcu, bir 5 numaradan beklenen çember savunuculuğunu yapamıyor olsa bile şimdiye kadar 5 numaradan hiç beklenmemiş bir şeye yanıt veriyor: Takımın oyun kurucusu olmak… Yavaş ayaklara sahip olmanın dezavantajını hızlı ellerle ve müthiş oyun görüşüyle tersine çeviren oyuncu, bir uzundan beklendiği gibi maç başına 10.8 ribaunt alarak takımının maç başına en çok ribaunt alan oyuncusu oldu. Ama bu takımında lider olduğu tek istatistik bu değil. Takımın yıldızından beklendiği gibi maç başına 20.2 sayı atarak bu alanda da ilk sırada bulunuyor. Müthiş performansını takımının oyun kurucu 5 numarası ve asist lideri de olarak taçlandıran Nikola Jokic, maç başına 7.6 asist yaparak Denver adına tarih yazdığı bir sezon geçirdi diyebiliriz. İzlemesi çok keyifli bir basketbol oynayan oyuncu, gelişimini hangi noktada tamamlayacak merakla bekliyoruz.

Takımının oyun kurucusunu Nikola Jokic yaparak beklenen ama alışılmadık bir hamle yapan koç Mike Malone, savunmada ise onun açıklarını iyi kapatan bir sistem kurarak iyi bir sene geçiriyor. Gary Harris’in istenilen forma bir türlü ulaşamamasını Jamal Murray’nin yükselen formu ve 7 oyuncunun çift haneli sayı ortalaması tutturmasıyla kapatan batı ekibinin en büyük avantajı, kendi sahasında gösterdiği performans oldu.

Rakım farkı sebebiyle kendi sahasında oynadığı maçlarda küçük bir avantaja daha sahip olan Denver’ın performansını buna bağlamak doğru olmaz. Maçlarını 1610 metre rakımlı şehirde oynayan Nuggets, görece daha az oksijen bulunması sebebiyle rakiplerini zorlarken, antrenman yaptığı koşullar sayesinde oyuncularına daha fazla akyuvar üretimi imkanı sağlıyor. Kendi sahasında lig birincisi olan batı ekibi bu küçük avantajını Play-Off’ta ne kadar kullanacak ve önümüzdeki senelerde neler yapacak göreceğiz.

Houston Rockets & James Harden (42-26)

James Harden

Sezona savunma koçları Jeff Bzdelik’in emekli olmasıyla ve bir önceki sene normal sezon NBA birincisi olmalarındaki önemli yan parçalarını takaslayarak başlayan Rockets, sezon başında oldukça kötü görünüyordu. Carmelo Anthony’nin verimsiz oyununun da getirisiyle savunmada yaşadıkları çöküşten dönüp dönmeyecekleri merak ediliyordu. 15-15 başladıktan sonra ise Chris Paul, Clint Capela, Eric Gordon gibi yıldız isimlerini de sakatlığa kurban verdiler. Houston için her şey tepetaklak olacak gibi duruyordu.

Geçtiğimiz sene normal sezon MVP’si James Harden tam da burada devreye girdi. Bu süreç içerisinde 3 kere haftanın oyuncusu, 2 kere ayın oyuncusu oldu, 6 kere triple-double yaptı. 57 sayı atarak kariyer rekoru kırdı. En önemlisi ise NBA rekoru kırarak 32 maç üst üste 30 sayının altına düşmedi. Ocak ayında 3 kere 50+ sayı attı ve 43.6 sayı ortalaması ile oynadı. Bunlar aklın almayacağı istatistikler olabilir ama Harden bunu başardı ve takımını tek başına üst sıralara taşımaya başladı.

Sezon başında takıma zarar veren Carmelo’yu serbest bırakan Houston Rockets GM’i Darly Morey, ardından takıma Austin Rivers, Iman Shumpert ve Kenneth Farried’i ekleyerek rotasyonu genişletti. Takasların son gününde koç Mike D’Antoni’nin düşünmediği oyuncuları da takaslayarak oyuncu maaşlarını azaltan başarılı GM, lüks vergisinden kurtuldu. Savunmasını tekrar eski seviyesine oturtan Houston, yıldız isimlerinin sakatlıktan dönmesiyle geçen seneki formunu yakaladı ve yükselişine devam etti.

James Harden’ın takımı tek başına taşıdığı dönemde, çok yüksek motorla oynadığını ve kendisini çok zorladığını söyleyebiliriz. Bu süreçte yaşadığı omuz sakatlığı ile birlikte biraz formundan düşen ve dinlenme fırsatını bir türlü bulamayan MVP adayı, Play-Off’ta formunun zirvesinde olmak zorunda. Aksi takdirde şu an ligin en formda görünen takımı olan Houston Rockets’ın şampiyonluk hayalinden vazgeçmesi işten bile olmaz.

Yiğit İplikçi
Üst Düzey

Yiğit İplikçi

Denetleme Kurulu Üyesi at IEEE
İzmir,İstanbul,Milano, teknoloji ve basketbol 😉
Yiğit İplikçi
Üst Düzey

Latest posts by Yiğit İplikçi (see all)

Yiğit İplikçi
Yiğit İplikçi hakkında 3 makale
İzmir,İstanbul,Milano, teknoloji ve basketbol ;)